Kilo verebilmeniz için 7 öneri

Kilo vermek kimileri için zor olabilir ama birkaç unsura dikkat ettiğinizde olumlu sonuçları göreceksiniz.

1.Kalsiyum ve D vitamini içerikli yiyecekler tüketin
Gün içerisinde en az 2 öğününüzde kalsiyum ve D vitamini içeren yiyecekler tüketin. Bu 2 besin öğesinin birlikte bulunduğu besin grubu da süt ve türevleri. Kas ve kemik gelişiminin yanı sıra kilo vermeye de yardımcı oluyorlar. Yapılan araştırmalar her gün 3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketen kişilerin tüketmeyenlere göre daha az kilo aldıkları, daha çabuk kilo verdiklerini gösteriyor. D vitaminin ise kiloyu korumada etkisi olduğu belirtiliyor.

2.Bol posa alın
Günde en az 20 gram posa almaya çalışın. Posalı yiyecekler tokluk hissini artırırken kilo vermeye de destek oluyorlar. Örneğin 1 orta boy elma yiyerek 3.3gr, 12 adet kiraz yiyerek 1.5gr, 1 orta boy armutla 5.1gr, 100gr. ıspanakla 2.2gr, 100gr. nohutla 6.2 gr posa almış oluyoruz.

Hazır dondurmanın cazibesi de çok kalorisi de

Zayıflayabilmenin kişinin durumunu kabullenmesi, kendine gerçekçi hedefler koyması ve yaşam tarzını değiştirmekte kararlı olmasıyla mümkün olabileceğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Günsoy, diyeti sabote eden başlıca 10 nedeni sıraladı.

1-Ara öğün yapınca vücut çalışkan karınca oluyor

Beslenme uzmanlarının üç ana öğün dışında üç ara öğün yapılmasına yönelik ısrarı, vücudun tembelleşmesini önleme amacından kaynaklanıyor. Diyet programı uygulayan kişiler ara öğünleri gereksiz buluyor ve yapmamakta direnebiliyor. Oysa ara öğün yapmak kişi, masabaşı iş de yapsa vücudun kıtlık sinyali almasını, dolayısıyla yağları depo olarak tutmasını engelliyor. Ara öğün yapanlarda metabolizma daha hızlı çalışıyor. Masabaşı işi de yapılsa vücut enerji harcamaya devam ediyor. Yağlardan enerjiyi kullanıyor. Ara öğünsüz bir diyette vücut kıtlık sinyali alıyor, ihtiyacı olan enerjiyi kaslardan karşılıyor.

2-Sadece kalori hesabı işe yaramaz, içerik hesabı da önemlidir

Sonbahar diyetiyle kışı sağlıklı geçirin

Sonbahar ve kapıdaki kışı sağlıklı, mutlu ve kilo almadan geçirmenin yolu mutfaktan geçiyor. Beslenme alışkanlıklarınızda yapacağınız bazı değişiklikler bile çok işe yarayacak. İşte beslenme uzmanı Banu Kazanç’ın önerileri...

Sonbaharla birlikte metabolizmayı hızlandırmanın ilk adımını kahvaltınızda atabilirsiniz. Taze mevsim meyvelerini içine kattığınız kahvaltılık tahıllar ve doğal yoğurt güne başlamak için ideal. Öğle ve akşam yemeklerinde haşlanmış kurufasulye, mercimek gibi kuru baklagiller veya ton balığı ilavesiyle hazırlayacağınız bol yeşillikli salata (marul, ıspanak, roka, pazı, maydanoz, yeşil biber, dereotu, nane gibi) veya haşlanmış sebzelerin eşlik ettiği ızgara tavuk, balık ya da mantar ile sotelenmiş hindi yiyebilirsiniz.

YEMEK ARALARINI ATLAMAYIN

Yemek araları ‘yaramazlık’ zamanı değil. Muz, yoğurt, kuru üzüm, kuru kayısı, kuru erik, kuru incir, ceviz, fındık ve badem ara öğün için uygun seçenekler. Ancak unutmayın ki bunların bir porsiyonu var, abartmayın. Akşam ara öğünü için kakaolu sıcak süt hem besler hem de mutlu eder.

Kadınlar obeziteye karşı ücretsiz tedavi edilecek

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) bünyesinde kurulan Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin (KASAUM) “Obez ve obez olmayan kadınlarda kilogram belirleyen ruhsal toplumsal tıbbi risk etkenleriyle sonuçlarının araştırılması” projesi kapsamında aşırı kilolu kadınlar ücretsiz olarak olarak tedavi ediliyor.

KASAUM Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ayla Ergin, yaptığı açıklamada, merkez olarak “Kilo kontrolüne yardım” sloganıyla geçen yıl başlattıkları projeyle kadınların en önemli sorunlarından biri olan “obezite” ile mücadele ettiklerini söyledi.

Obezite sorununun Türkiye'de ve dünyada kadınlar için önemli bir sağlık problemi haline geldiğini vurgulayan Ergin, söz konusu proje kapsamında, Kocaeli'deki kadınlarda obezite oranının ne olduğu, kadınlara bu konuda nasıl yardım edilebileceği yönünde çalışma başlattıklarını kaydetti.

Şişmanlatmayan cips üretildi

Celal Bayar Üniversitesi'nde, üzüm çekirdeği ve posası kullanılarak, antioksidan içeren, yağı azaltılmış yeni bir cipsin deneme üretimi yapıldı.

Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Tokuşoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yüksek lisans öğrencisi Ali Güler'in, şaraplık üzümün işlenmesi sonucu ortaya atık olarak çıkan posa ve çekirdeğin değerlendirilmesine'' ilişkin tez konusundan yola çıkarak geliştirdikleri ''cips projesi''ni, bir cips firmasıyla işbirliği yaparak hayata geçirdiklerini söyledi.

Eti ağırlaştıran hile

Etin ağırlığı, kimyasallarla enjekte edilen suyla yüzde 30’a kadar artırılıyor. 1 kilogram diye alınan et pişirilince, suyu buharlaşıyor ve büzüşüyor. Tavaya konan koca et, çözüldükten ve piştikten sonra küçücük kalıyor.

Yoğurtta ve peynirde su tutucu özelliği olan jelatin ve nişasta kullanımının ortaya çıkmasından sonra ette de hızla yayılan yeni bir dolandırıcılık türü ortaya çıktı. Özellikle piyasa fiyatının altında et satanların ete enjeksiyonla su katarak etin ağırlığını yüzde 30’a kadar artırdıkları belirlendi.

MARİNASYON MAKİNESİYLE ENJEKSİYON YAPILIYOR
Et dolandırıcıları genellikle kıymaya, aslında kullanılmayan at, eşek eti karıştırarak hile yapıyordu. Ancak bütün ette hile yapılması daha zordu. Dolandırıcılar, bütün olarak satılan ete de hile karıştırmanın yolunu bulmakta zorlanmadı.

Enerji versin ama şişmanlatmasın!

Dünya Sağlık Örgütü’nün salgın hastalık olarak nitelendirdiği obezite tüm dünyayı tehdit ediyor. Uzmanlar ise beslenmenin amiral gemisi kabul edilen kahvaltıda enerji veren ama yüksek kalori içermeyen beslenme tarzına dikkat çekiyor.

Obezite küresel boyutta, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde her geçen çığ gibi büyüyen bir sorun. Dünya Sağlık Örgütü’nün çalışmalarına göre 2015’de dünyada obez insan sayısı 700 milyonu, fazla kilolu insan sayısı ise 2.3 milyarı bulacak.

Türkiye'deki rakamlar da hiç iç açıcı değil. Zira Sağlık Bakanlığı’nın araştırmaları ülkemizde de obezite görülme sıklığının gün geçtikçe arttığını gösteriyor. Bakanlığın çalışmasına göre, erkeklerde obezite görülme sıklığı yüzde 21.2, kadınlarda ise yüzde 41.5.

Obezitenin dünyada yarattığı ürkütücü tabloya dikkat çeken Kaliforniya Üniversitesi (UCLA) İnsan Beslenmesi Merkezi Obezite Programı’ndan Dr. Luigi Gratton, obeziteyle mücadele için fiziksel aktivite kadar besinlerdeki kalori miktarının da büyük önem taşıdığını söyledi ve kahvaltıda tüketilen besinlere dikkat çekti.

Hasarlı ekleme artroskopik ayar

Spor yaparken, yürürken, hatta arabaya binerken bile zarar görebilen eklemlerin tedavisinde küçük deliklerden girilerek gerçekleştirilen artroskopi yöntemi olumlu sonuçlar veriyor.

Ayağa kalkmaya, yürümeye, hatta kolun kalkmasına bile engel olabilen eklem yaralanmaları spor yaparken, koşarken, arabaya binip inerken, düşme ve burkulma gibi travmalar sonucu ortaya çıkabiliyor. Tedavisinde kullanılan yöntemlerden biri de artroskopi yöntemi. Yöntemde eklem içerisine çok küçük bir delikten giriliyor ve yapılar bir kamera aracılığıyla ekrana aktarılıyor. Sonrasında ise diğer bir noktadan eklem içerisine küçük bir veya birkaç delikten girilerek tanı ve tedavi yapılıyor.

Acıbadem Bodrum Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Levent Sürer, spor yapan insan sayısı arttıkça eklem sorunlarının da arttığın söyledi. Sürer ayrıca yaşlı kişilerde oluşan kas güçsüzlüğü nedeniyle de eklem sorunlarının ortaya çıktığını belirtti.

OPERASYON TEK BACAK UYUŞTURULARAK YAPILABİLİYOR
Artroskopi ameliyatının, hastaya bağlı olarak sadece işlem yapılacak bacak ya da belden aşağısı uyuşturularak gerçekleştirildiği gibi tamamen uyutularak da yapılabildiğini belirten Dr. Levent Sürer, artroskopinin açık ameliyattan daha avantajlı olduğunu söyledi ve o avantajları şöyle özetledi:

7 ayda 40 kiloyu nasıl verdi?

109 kilo ile obeziteyle mücadele eden Selda Manav, doğru beslenme programı ile 7 ayda, 33 kilosu yağ olmak üzere, 40 kilo verdi.

Tıbbi olarak “Morbid Obez” olarak sınıflanmasına yol açan şişmanlığını bir hastalık olarak görmesi gerektiğini fark eden ve tedavi için Memorial Antalya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Berna Ertuğ’a başvuran Selda Manav, 7 ayda 40 kilo verdi.

“Ekmek ya hiç yemiyordum ya da çok yiyordum. Ara öğünüm hiç yoktu. Fiziksel aktivitem ise minimum düzeydeydi. Fazla kilolarım nedeniyle alışverişe bile gitmek istemiyordum” sözleriyle tedavi öncesindeki alışkanlıklarını anlatan Manav daha önce uyguladığı ama başarısız olduğu zayıflama programlarından sonra Dyt. Ertuğ’a başvurduğunu ifade ederek “Zayıflayamamaktan çok korkuyordum” dedi. Selda Manav, bu korkusundan dolayı beslenme programının ilk ayında kendisine verilenden daha az yeme hatasına düştüğünü anlattı ve bu hatanın nedenini “Sadece aç kalırsam zayıflayabileceğimi düşünüyordum” sözleriyle açıkladı.

“EŞİMİN DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİYDİ”
Beslenme programına başladığı ilk haftalarda yaşadığı bir diğer zorluğun menüsünde bulunmayan yemekleri eşinin evde yemek istemesi olarak anlatan Selda Manav, “Diyetisyenim Berna Hanım, bu konuda eşimden destek istedi. Birlikte yemekten zevk aldığımız yemekleri de her hafta menüye sınırlı porsiyonlarda ekleyerek yememize izin verdi. Böylece hem eşimle birlikte paylaştığımız bir keyiften mahrum kalmadık hem de eşim de benimle birlikte fazla kilolarından kurtuldu” sözleriyle bu zorluğu nasıl aştıklarını anlattı.

Tatlıyı yoğurtla tüketin

Tatlılar, bayramların olmazsa olmazı. Ancak Ramazan ayı boyunca oruç tutanlar için bayram tatlısı, hem fazla kalori hem de oruçla az yemeğe alışan midelerin yorulması anlamına geliyor.

Ramazan ayı boyunca az yemeğe alışan mideler, bayram ile birlikte yoğun ve dengesiz bir yeme alışkanlığına geçecek. Uzmanlar, bu sebeple bayramda beslenmenin son derece önemli olduğunun altını çiziyor.

Esteworld Plastik Cerrahi Hastaneleri Uzmanlarından Diyetisyen Fatma Arslan, bayram sabahına muhakkak kahvaltıyla başlanması ve illa şerbetli tatlı yenmesi gerekiyorsa, yoğurt ile kan şekerinin dengelenmesi gerektiğini söyledi.

İçerik yayınları

Anket

Günde kaç öğün yemek yiyorsunuz?: