Diyetisyen gibi beslenmenin 10 yolu

Fazla kilolardan kurtulmak ve formunu korumak isteyen diyetisyenlerin nasıl beslendiklerini ve nelere dikkat ettiklerini biliyor musunuz? İşte ideal kiloda yaşamanın püf noktaları…

Metabolizmayı mutlu edecek yiyecekler tüketmek, doğru alışveriş yapmak, lezzetli yemekler için doğru baharatı doğru miktarda kullanmak ve çatal hırsızı olmamak ideal kiloya ulaşmada ve o kiloyu korumada son derece etkili.

Diyetisyen Berrin Yiğit, mesleği kilo kontrolü olan diyetisyenlerin bu kuralları özenle uyguladıklarını söylüyor. Yiğit, diyetisyen gibi beslenmenin temel kurallarını 10 başlık altında şöyle sıralıyor:

1. Dengeli ama değişken kahvaltılarla güne başlayın

Sonbaharda beslenme nasıl olmalı?

Havalar soğuyor, hastalıklar artıyor. Vücut direncinin azaldığı, enfeksiyon hastalıklarının yaşandığı bu dönemde yeterli ve dengeli beslenme daha çok önem kazanıyor.

Dünyanın en önemli sağlık sorunlarından sayılan enfeksiyon hastalıklarının, sonbahar ve kış aylarında arttığını, bunların başında da grip ve soğuk algınlığının geldiğini belirten Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Tuğçe Aytulu Ersin, sonbaharda temel besin gruplarının gereken miktarda alınmasının önemine dikkat çekiyor.

“Özellikle enfeksiyon ile bağışıklık sistemi ilişkisi düşünüldüğünde; artan metabolik hıza karşılık; hücrelerin ihtiyacı olan enerji, dengeli bir beslenme ile sağlanabilir” diyen Aytulu, sonbahar mevsiminde doğru ve yeterli beslenme ile ilgili şu bilgileri veriyor:

Fast food yerken dikkat edin!

Sağlığa verdiği zararlar bilinse de fast food yemekten vazgeçilemiyor. Ancak verdiği zararı azaltmanın birtakım yolları var.

Fast food beslenmenin birincil zararı, tüketilen besinin miktarına ve boyutuna oranla enerji değerinin çok yüksek olması. Hızlı ve kolay yeniyor, diğer yiyeceklere göre ucuz olması da ayrıca tercih nedeni oluyor. Ancak özellikle beslenme şekli tamamiyle fast food'a dönüşmüşse kalp damar hastalıkları da kapıda bekliyor. Fast food'un neden zararlı olduğunu Beslenme Uzmanı Nil Şahin Gürhan'a sorduk:

- Fast food beslenmenin zararları nelerdir?

Aldığımız enerji oranında doymuyoruz. Doymak için porsiyonu arttırıyoruz ve ihtiyacımız olan enerjinin çok üzerinde enerji alıyoruz. Tabii ki vücudumuzun da bu besini sindirmesi ve enerjiye dönüştürmesi çok hızlı oluyor. Harcayabilme hızımızın çok üzerinde ve çok hızlı bir şekilde enerji dolaşıma geçiyor ve önlenemez bir şekilde yağ olarak depo ediliyor. Kilo almamak imkansız hale geliyor.

Taze kaşarda kanser tehlikesi

Kötü niyetli firmaların maliyeti düşürmek için çeşitli maddeler katarak ürettikleri taze kaşarlar kanser yapabilir.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celalettin Koçak, süt ürünlerinde zaman zaman hilelere başvurulabildiğini belirtti. Taze kaşar peynirinin hileye en açık süt ürünleri arasında olduğunu bildiren Koçak, kaşar peynirindeki hileyi tüketicilerin anlamasının çok zor olduğunu söyledi.

Kaşar peynirinin sütün pıhtılaştırılıp süzülmesinden sonra fermantasyona bırakılmasıyla elde edilen telemeden yapıldığını anlatan Koçak, ancak insan sağlığını hiçe sayan bazı kötü niyetli firmaların, maliyeti düşürmek amacıyla son kullanma tarihi geçmiş, hijyenik olmayan, bozuk ve küflü peynirleri erittikten sonra bitkisel yağlar ve peynir altı suyu katarak taze kaşar peyniri ürettiğini belirtti. Bu yöntemle tüketicinin sağlığıyla oynandığını ve aldatıldığını ifade eden Koçak, şunları kaydetti:

Besin zehirlenmesine karşı beslenme önerileri!

Besin zehirlenmesi özellikle sıcak havalarda sık karşılaşılan bir sorun. Ancak evde alınacak basit önlemlerle gıda zehirlenmelerinin önüne geçmek veya riski en aza indirmek mümkün.

Yaz aylarında gıda güvenliğine dikkat edilmediği takdirde başta gıda zehirlenmeleri olmak üzere ishal, sindirim sistemi bozuklukları ve soğuk algınlığı belirtileri gibi çeşitli sorunlar yaşanıyor.

Veteriner Hekim Işıl Selmin Ünsal, bu tür sorunlarla karşılaşmamak için gıda güvenliğinin büyük önem taşıdığını söylüyor. Ünsal, evde gıda güvenliğini sağlayacak önlemleri 17 başlık altında şöyle sıralıyor:

Balığı sofranızdan eksik etmeyin

Açılan av sezonuyla birlikte tezgahlar çeşitli balıklarla renklenirken uzmanlar, vitamin, mineral ve proteince zengin balığın haftada en az 2 kez tüketilmesini öneriyor.

Sezonun açılmasıyla pazarda, markette ya da balık hallerinde bütçeye göre balık bulunabildiğini ifade eden Uludağ Üniversitesi (UÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Başdiyetisyeni Sevinç Yetişen, hemen her yaşta balığın sağlık açısından büyük önem taşıdığını, özellikle içerdiği yağ asitleriyle beslenmede önemli yer tuttuğunu anlattı.

Balığın, kaliteli protein, A, K ve B vitaminlerinin yanı sıra fosfor ve çinko gibi mineraller bakımından zengin olduğunu vurgulayan Yetişen, kemiklerin gelişimine ve büyümesine katkıda bulunan bu deniz ürünlerinin yağlılarının enerji kaynağı olarak bilindiğini söyledi.

Bayramda beslenmeye dikkat!

Ramazan ayındaki beslenme alışkanlıklarının bayramda aniden değişmesiyle birlikte fazla yemek yemek ve aşırı tatlı tüketmek sağlık sorunlarına neden olabilir.

Uzmanlar, Ramazan ayındaki beslenme alışkanlıklarının bayramla birlikte aniden değiştirilmemesi konusunda uyardı.

Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Zuhal Yargıtay, Ramazan ayındaki beslenme alışkanlıklarının bayramla birlikte aniden değiştirilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, ramazan sonrası aşırı yemek yemenin veya fazla tatlı tüketiminin sağlık açısından bazı problemleri de beraberinde getireceği uyarısında bulundu.

Bu içecekler iftar sonrası dinç tutuyor!

Ramazan ayında uzun saatler aç ve susuz kalınması ile birlikte halsizlik ortaya çıkıyor. Kimi iş ortamında her zamanki performansını sergileyemiyor, kimi de günlük işlerini yapmakta zorlanıyor.

Şerbetler ve şuruplar iftarda serinletici olarak içilebileceği gibi yemekten sonra kendinizi dinç ve zinde hissetmenizi sağlıyor.

Böğürtlen şurubu: Böğürtlenin kanser ve tümör hücrelerinin gelişimini engellediği, yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır. İçeriğinde bulunan 'ellagik asit' anti-kanserojen bir madde olarak biliniyor. Bu madde, kanser hücrelerinin ve tümörün büyümesini engelliyor. Hafızaya da iyi gelen böğürtlen, bol miktarda B grubu vitaminleri içeriyor. İftardan yaklaşık 1 saat sonrasında tüketilen 1 bardak böğürtlen suyu ya da şurubu, kan şekerinin dengelenmesini sağlayarak kişide oluşabilecek uyku ve yorgunluk halinin ortadan kaldırılmasına yardımcı oluyor.

Sahurda bunları yiyin, aç kalmayın

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli ve öğün sayısı birdenbire değişiyor. Genelde sahurda ne kadar fazla yenilirse gün boyunca açlığın o kadar az hissedileceği düşünülür.

Uzmanlar, bu şekilde düşünen kişilerin farkında olmadan sağlıksız beslenmenin kapılarını araladıklarını söylüyor.

Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, uzun bir açlık sürecinin yaşandığı Ramazan ayında oruç tutanların beslenmelerine dikkat etmesi gerektiğini söylüyor.

Sahurda, doğru besinleri tercih etmenin gün içinde açlığı önlediğini ve uyku isteğini azalttığını belirten Selçuk, örneğin bir haşlanmış yumurtanın tok tutacağını anlatıyor.

Ramazan ayında neden kilo alırız?

İftara doğru kan şekerimiz düşer. Bu yüzden kısa zamanda yemek yeme ihtiyacı içinde oluruz. çok yemek tüketir, özellikle de şekere aşırı yükleniriz.

Sonrasında da hareketsiz kalırız. Bu durumda kilo almak kaçınılmaz olur.

Ramazanda sizin de tatlı tüketme isteğiniz artıyor olabilir. Nedeni çok basit: Bütün gün mideniz boş olduğu için kan şekeriniz düşüyor ve vücut hızlıca ağır ve şekerli yiyecekleri tüketme eğilimine giriyor. Bu durumda tatlı seçimlerinizde şeker yerine bal kullanılmış tarifleri ve kuru meyveleri deneyebilirsiniz.

İçerik yayınları

Anket

Günde kaç öğün yemek yiyorsunuz?: