Besin alerjisi kilo aldırır mı

Sorunun cevabını bekletmeden verelim: Besin alerjisi veya bazı gıdalara karşı toleranssızlık asla kilo aldırmaz.

Dolayısıyla bu gıdaların yenmemesi kilo kontrolüne bir gram bile fayda sağlamaz!

Bu nedenle “gıda intoleransı testleri”nin sonuçlarına göre kilo vermeyi düşünüyorsanız lütfen vazgeçin! Çünkü alerji uzmanları ve dâhiliyeciler gıda intoleransı testlerinin doğruluğuna bile inanmıyor.

“Kilo pazarı” herkesin iştahını kabartacak kadar büyük bir ekonomidir. Kimi ürettiği “yağ eritici mucize iksirler”, kimi şu veya bu bitkiden, ottan, çöpten, yapraktan, yosundan ürettiği “kilo verdiren kapsüller” ile bu alandan para kazanmak ister.

Bazıları hızını alamaz, “yağ kırıcı teknolojiler” geliştirerek yağ kaybını hızlandıran elektrik süpürgesi benzeri “vakumlu aletleri vücudunuzda gezdirerek” size yardımcı olmayı vaat eder.

Bu iyi niyetli yardımların amacı hep aynıdır: Kilo ekonomisinden pay alabilmek. Sonuç ise hiç değişmez: Hüsran!

5 adımda yumuşacık bir cilt!

Kışa girerken cildimiz, rüzgar, soğuk ve gözenekleri tıkayan kirli şehir havasının etkisi altında kalıyor. Cildimiz tüm bu etkenlerle soluklaşıyor, yumuşaklığını ve pürüzsüzlüğünü kaybediyor. Ama merak etmeyin. Cildinizin güzel ve bakımlı bir kış geçirmesi için bazı tavsiyelerimiz var.

Arınma

Cildinizi derinlemesine temizlemek için köpük jel kullanın. Cilt tipinize uygun jeli seçmeyi unutmayın. Yağlı, kuru ve karışık ciltler için farklı seçenekler vardır. Daha az kimyasal içeren meyve asidi özlü kremleri tercih edin.

Pul Pul Dökülme

Meyve asidi özlü peeling kremleri cildin yaşlanmış katmanlarıyla derinlemesine savaşır. Ciltteki ölü hücrelerin dökülmesine ve yenilerinin oluşmasına yarımcı olur. Dökülen derinin altından daha parlak ve yumuşak bir deri çıkar.

Ara Maske

Su bazlı bir maske peeling işlemi gören cildinizi ferahlatır. Cildinizin durumuna ve cilt tipinize göre seçeceğiniz maske cildinizin iyileşme sürecini hızlandırır.

Final Dokunuşu: Serum

Cildiniz canlandıktan sonra parlaklığını koruması ve çevredeki olumsuz faktörlerden etkilenmemesi için özen göstermelisiniz. Bu nedenle cildinizi yumuşatan ve rahatlatan serumlar kullanın.

Gece

Sebze yemenin faydaları

Sebze yemek birçok hastalığı önlediği gibi uzun yaşamanızı da sağlıyor. İşte sebzeler ve vücuda olan faydaları.

Sebze ve meyveler ne kadar çiğ ve taze yenirse faydaları da o kadar çok oluyor. Eski insanların sağlıklı ve uzun yaşamış olmalarının sebeplerinden biri de, yiyeceklerini çiğ yemiş olmaları. Sebze ve meyveyi az yiyenlerde çeşitli hastalıklar daha çok görülüyor ve bunlar cılız, boysuz, dayanıksız ve kısa ömürlü oluyor.

Ispanağın Faydaları

Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD), tüketimde ıspanak salatası başı çekiyor. Demir yönünden zengin, koyu yeşil yapraklı ve güzel tadı olan ıspanak, diğer yapraklı sebzelere nazaran daha çok protein içeriyor. Salatada yenilen çiğ ıspanak, harika bir lif kaynağı. Ispanak suyu, bol C vitamini ile soğuk algınlıklarına karşı dayanıklılık veriyor ve hemoroid rahatsızlığına iyi geliyor. Uzmanlar, ıspanağın, karaciğeri, lenf bezlerini, kan dolaşımını uyardığını belirterek, hamilelere, 'kanlı-canlı bir bebeğe sahip olmaları için' bol ıspanak yemelerini tavsiye ediyor

Fasulyenin Faydaları

İşte dünyanın en sağlıklı yiyecekleri

İnsanlar için mükemmel beslenme listesi yoktur. Ancak, her çeşit beslenme planında yaygın olan tek şey, tüm yiyeceklerin çok az işleme tabi tutulmasıdır. Kabuklu kuru yemişler, yaban mersini, işlenmemiş süt, açık mezrada kesilen et gibi işlenmemiş yiyeceklerin her zaman sağlıklı olduğu biliniyor. Bitkisel özler, enzimler, vitaminler, mineraller, antioksidanlar, antiinflamatuar ve sağlıklı yağlar içeren bu yiyecekler, sizi sağlıklı ve zinde tutar.

Forbes dergisi, sağlık sayfalarında dünyanın en sağlıklı 12 yiyeceğini açıkladı.

İşte Amerikalı ünlü beslenme uzmanı Jonny Bowden'ın kitabından derlenen dünyanın en sağlıklı gıdaları:

Soğan - sarımsak: Mide, prostat, yemek borusu kanserlerine karşı korur. Kalp hastalığı riskini yüzde 20 azaltıyor.

Yaban mersini: Kanserden koruyan antioksidanlar içerir ve hafızayı güçlü kılıyor. Lif bakımından zengindir.

Süt sıcaklarda enerji veriyor

Büyüme ve kemik gelişimi üzerinde büyük etkisi bulunan süt, sıcak havalarda artan su gereksinimi ve zindeliği korumak için gerekli enerjinin de kaynağı.

Uzmanlar, 'Yüzde 90'ı sudan oluşan süt, vücudun su ihtiyacının bir bölümünü karşılıyor. Her gün 2 bardak süt içerek sıvı ihtiyacının önemli bir kısmı karşılanabiliyor. İçeriğinde kalsiyum, fosfor, iyot, sodyum ve magnezyum gibi mineralleri barındıran süt, yağda eriyen vitaminlerin (A, E, D, K) vücut tarafından emilimini de sağlıyor' diyor. Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği yetkilileri de hijyen olmayan, denetimden uzak, su ve nişanta gibi maddeler eklenerek besin değeri azaltılabilir süt ve ürünlerinin zararlı hastalık yapıcı mikroorganizmalar içerebildiğini söyledi. Yetkililer, 'Bu nedenle tüketicinin; sağlığını koruyabilmek ve kaliteli beslenmek için süt ve süt ürünleri satın alırken ambalajlı, etiket bilgisi ve üretim izni olan sağlıklı ve güvenilir ürünleri tercih etmesi gerekiyor' uyarısında bulundu.

Şişmanlık tarihe mi karışıyor?

Bilim adamları buldukları yeni bir enzim sayesinde şişmanlığın önüne geçiyor. Yeni bir araştırma, beyindeki bir enzimin azalmasının iştahı kestiği, enerji verdiği ve kilosunu kontrol altına almaya çalışan insanlara yardımcı olduğunu gösteriyor.

VÜCUT KİMYASALI

Journal of Clinical Investigation isimli dergide yayınlanan çalışmada, prolilkarboksipeptidaz isimli enzim, açlığı azaltan vücut kimyasalı olan alfa melanosit uyarıcı hormonu (alfa-MSH) düzenliyor. Eğer PRCP enzimi engellenirse, alfa-MHS seviyesi yüksek kalıyor ve iştahı frenliyor.

ENERJİ SEVİYELERİ

Yale Üniversitesi'nden araştırmacılar, farelerde PRCP'yi engellediklerinde, kemirgenlerin kilo verdiğini, enerji seviyeleri korunduğunu ve tip 2 diyabet hastalığının gelişme riskinin azaldığını gördüler.

DAHA AZ KİLO ARTIŞI

Lifli Besin Tüketmenin Yararları

Lifli besin tüketiminin barsak hareketlerinin düzenlenmesinde, kabızlıkta faydalı olduğunu hemen hepimiz duymuşuzdur.Oysa barsaklar üzerindeki faydalarının yanında diabet ve kalp hastalıkları riskini azaltıcı etkileri gibi daha birçok yararlı etkileri vardır.

Bitkisel gıdalarla beslenmenin en önemli özelliklerinden biri sebze, meyve, tahıllar,baklagiller gibi gıdaların içeriklerindeki liflerdir. Posa olarak ta bilinen lifler sindirim sistemimiz tarafından sindirilemeyen, bitkilerin hücre duvarlarını oluşturan ve besin değeri olmayan maddelerdir.Lifler mide, ince ve kalın barsaklardan değişikliğe uğramadan geçerler.

Lifler suda eriyen ve erimeyen olmak üzere iki kategoriye ayrılırlar.

Suda Erimeyen Lifler: Selüloz, hemiselüloz ve lignin gibi yapısal liflerdir ve diyetle alınan posanın büyük çoğunluğunu oluşturur. Bu tür lifler barsak sisteminin hareketlerini düzenleyerek kabızlığı engeller ve dışkının kıvamlı olmasını sağlar.Su tutarlar ve sindirime yardım ederler. Atık maddelerin barsaktan geçiş süresini kısaltarak hemoroid,divertikül ve diğer barsak hastalıklarına yakalanma rikini azaltır. Tam buğday unu, kepekli buğday, ceviz ve birçok sebze bu grup lifleri içerir.

Vücut Yağ Oranı ve Önemi

Vücut Yağ Oranı Nedir?

Sadece ağırlığımızı bilip, boyumuz ile orantı kurmamız şişmanlığımız (vücut yağı) ve sağlığımız hakkında bize yeterli bilgi vermeyecektir, önemli olan yağ - kas oranımız arasındaki uyumdur. İç organlarımızdaki yağlar klasik basküllerle ölçülememektedir. Bu nedenle yağ ölçüm cihazları geliştirilmiştir. BIA (Bioelectrical Impedance Analysis) tekniği ile ölçüm yapmakta olan bu yağ ölçüm cihazlarının güvenilirliği bir çok Tıp Uzmanı ve Sağlık Kurumu tarafından onaylanmıştır.

Vücut Yağ Oranı Niçin Önemlidir?

Aktif ve sağlıklı kalabilmemiz için vücudumuzun belli oranlarda yağa ihtiyacı vardır. Yağlar; eklemlerimizin desteklenmesi, organlarımızın korunması, vücut ısımızın kontrolü, açlık halinde enerji rezervi gibi görevler üstlenmektedir. Bunun için de vücudumuzda gerekli olan yağ miktarına bilinçli olarak karar verebilmekteyiz.

Diyet yaparak kilo kaybederiz, fakat yine de sağlıklı olamayabiliriz; çünkü ilk haftalarda kaybedilen yağ değil vücuttaki “su” miktarındaki bir kayıptır, bunun için verdiğimiz kiloları hemen geri alırız. Vücut sağlığımızı ölçebilmek için ihtiyaç duyacağımız bilgileri yağ ölçüm cihazlarından öğrenerek vücut yağ oranımızı kontrol altında tutabilir, böylece kendimizi daha iyi hisseder, güzelleşir ve en önemlisi sağlıklı yaşayabiliriz.

Obezler Zihin Eğitimi İle Zayıflatılacak

Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Alper Cihan, obezite merkezinde bilişsel davranış tedavisi ile hastalara ''kendilerine hükmetmeleri'' yönünde eğitim vereceklerini bildirdi.

Doç. Dr. Cihan yaptığı yazılı açıklamada, obezlerin büyük çoğunluğunun ''sosyal obez'' olduğunu belirterek, sosyal obezitenin, herhangi bir hastalığı olmadan şişmanlamaya karşılık geldiğini belirtti.

Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kurdukları Obezite Merkezi'nde bir ilke imza atacaklarını ifade eden Cihan, merkezde öncelikle obez kişinin beden analizi ve fiziksel muayenesinin yapılacağını, hangi gruba dahil olduğunun belirleneceğini, bu tetkiklerle kişilerin obezliği ve derecesinin ölçüleceğini kaydetti.

Alper Cihan, dahiliye, endokrin psikiyatrı ve cerrahi muayenelerden geçecek kişinin organik bir hastalığı varsa önce o hastalığın tedavi edileceğini dile getirerek, yüzde 85 grubuna giren sosyal obezlerin, alışkanlık durumunun tespit edilmesi için 10 günlük beslenme ve davranış haritasının çıkarılacağını, sonra tedavi sürecinin başlayacağını bildirdi.

Doğum sonrası nasıl kilo vermeli?

Gebelik döneminde 9 - 12 kg alarak normal tamamlamış bir anne, ilk altı ayın sonunda dengeli beslenme ve etkin süt verme sonunda normal kilosuna kavuşabilir.

Gebelik döneminde 18 -30 kg gibi aşırı kilo almış annelerin ise normal kilolarına dönmeleri daha uzun zaman alacaktır.

Normal süreçte emzirme dönemiyle birlikte anne kilo kaybetmeye başlar. Sütün veriminin artması için aşırı yağlı ve şekerli yiyen, yanlış beslenen anneler ise tam tersi süt verirken kilo alabiliyor, hatta doğum sonrası kilolarının üzerine çıkan anneler dahi oluyor.

Emzirme döneminde anne her gün yaklaşık 6 - 7 çay bardağı yani 700 ml süt salgılar. Bunun için harcanan kalori ise her gün 500 - 700 kalori civarındadır. Bu kalori kaybı bir saat orta seviyede egzersize eşdeğerdir. Bu sebeple emzirirken dengeli beslenen ve yeterli sıvı alan anne, eğer doğumu normal kilo kazanımıyla bitirdiyse altı ay sonunda doğumda aldığı ve süt üretmek üzere depoladığı fazla kilolardan kurtuluyor.

Düşük kalorili diyet sakıncalı

Hızlı kilo kaybı için yapılan düşük kalorili diyetler annenin süt verimini olumsuz yönde etkiler. Özellikle karbonhidrat ve proteinden fakir beslenme annenin sütünü azaltır. Protein ve kalsiyum açısından zengin süt - yoğurt - peynir - yumurta anne için çok önemlidir. Ayrıca her gün mutlaka et, tavuk veya balıktan birisi tüketilmelidir.

İçerik yayınları

Anket

Günde kaç öğün yemek yiyorsunuz?: